SGK Uzmanı Sadettin Orhan’dan flaş EYT yazısı

İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı Dr. Sadettin Orhan, kişisel web sayfasında “Yeni başlayanlar için 10 soruda emeklilikte yaşa takılanlar” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Orhan, EYT’nin seçim vaadi olacağını ve seçim sonrasında yasalaşacağı görüşünü paylaştı.

Büyütmek için resme tıklayın

İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı Dr. Sadettin Orhan’ın kişisel web sayfasında yayınlanan “Yeni başlayanlar için 10 soruda emeklilikte yaşa takılanlar” başlıklı yazı şöyle:

“Türkiye’de, “emeklilikte yaşa takılanlar” konusu kadar haber değeri adına sömürülmüş, sığ haberciliğin odağı olmuş ve olmaya devam eden sanırım pek az konu vardır. Bu kadar hırpalanmış bir konuda yazmak cazip olmasa da bu yazı, “bu işin aslı-esası nedir” sorusuna cevap olsun diye kaleme alındı. Faydalı olmasını umuyoruz.

1. Kim bu emeklilikte yaşa takılanlar?

Kamuoyunda kısaca EYT olarak bilinen Emeklilikte Yaşa Takılanlar, 1999 yılı Eylül ayından önce sosyal güvenlik sistemine giriş yapmış kişilerden oluşuyor. Tam tarih verecek olursak;

8 Eylül 1999’dan önce SSK’lı olanlar,

1 Ekim 1999’dan önce Bağ-Kur kapsamında sigortalı olanlar,

8 Eylül 1999’dan önce memur olarak Emekli Sandığına tabi çalışmaya başlayanlar

EYT kapsamında sayılıyor.

2. Neden yaşa takıldılar?

1999 Eylül ayına kadar, emeklilik için iki temel şartı tamamlamak yeterliydi; prim günü ve sigortalılık süresi. Örneğin bir SSK’lı kadın, 5000 prim günü ve 20 yıllık sigortalılık süresini tamamlayarak emekli olabiliyordu. SSK’lı erkek ise yine 5000 gün ve 25 yıllık sigortalılık süresiyle emekliliğe hak kazanıyordu. Fakat dönemin DSP-MHP-ANAP hükümeti tarafından hazırlanan sosyal güvenlik reformu, bu iki parametreye bir de yaş şartını ekledi ve kadınlara 58, erkeklere 60 yaşını tamamlama şartı getirdi. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine bu kez 1999/Eylül öncesinde sisteme girmiş olan kişileri doğrudan 58/60 yaşa tabi tutmak yerine, onlar için kademeli bir yaş skalası belirledi.

3. Kime, ne kadar yaş vurdu?

Buradaki ‘vurdu’ kelimesi EYT’liler arasında meşhur olmuş bir ifade olduğundan, işin psikolojik etkisini göstermesi açısından anlamlı bulduğumuz için aynen kullandık. 1999 reformunda, kimin ne kadar yaşa takılacağı sosyal güvenlik sistemine girdiği tarihe göre belirlendi. “Emeklilikte kademeli geçiş” olarak isimlendirilen bu kademeye göre, 1999’dan ne kadar önce sigortalı olmuşsanız, yaş şartından da o kadar az etkileniyordunuz. Örneğin 1982 yılı başında SSK’lı olan bir erkek, reform sonrasında 46 yaşa tabi olurken, 1999 yılı başında SSK’lı olan bir erkek 58 yaşa tabi oldu. Aynı kademe Bağ-Kur ve Emekli Sandığı mensupları için de geçerlidir. Yaşa takılıp takılmadığınızı ve tam emeklilik tarihinizi EmekliMatik sayfamızdan hesaplayabilirsiniz.

4. Kaç kişi yaşa takıldı?

Emeklilikte toplam kaç kişinin yaşa takıldığı, bunlardan ne kadarının bugüne kadar emekli olduğu ve kaç kişinin emekliliği beklediği konusunda SGK tarafından paylaşılmış resmi bir veri bulunmuyor. Fakat kurumun yayınladığı tablolardan hareketle kabaca hesapladığımızda 12,5 milyon civarında kişinin yaşa takıldığını söyleyebiliriz. Bunlardan yaklaşık 8 milyonu bugüne kadar emekli olmuş, 4,5 milyon civarı kişi ise emeklilik beklemektedir. Yani EYT kapsamında emeklilik bekleyen güncel rakam yaklaşık 4,5 milyon kişidir.

5. Yaş düzenlemesine karşı hangi yollara başvuruldu?

EYT düzenlemesine karşı bugüne kadar Anayasa Mahkemesi de dahil olmak üzere hukuki yolların tamamı tüketildi. Fakat bu yollarla emeklilikte kademeli yaş düzenlemesine karşı herhangi bir sonuç elde edilemedi. Bu yüzden de EYT’liler son olarak çareyi dernekleşmede aradılar ve bu yolla seslerini Ankara’ya duyurmaya çalıştılar. Bunda da belli ölçüde başarılı olduklarını söyleyebiliriz. Fakat zaman, EYT’lilerin aleyhine işliyor zira her ay binlerce EYT’li yaş şartını tamamlayarak emekliye ayrılıyor.

6. EYT’liler taleplerinde haklı mı?

Nereden baktığımıza bağlı olarak, EYT’lilerin taleplerinin hem haklı hem de haksız olduğunu söyleyebiliriz. Modern sosyal güvenlik uygulamaları açısından bakarsak, emeklilikte yaş şartı hemen her ülkede uygulanan bir parametredir. Kaldı ki bizim ülkemizde de yaş şartı genel olarak uygulanmış, sadece 1992-1999 aralığında yaş şartı olmaksızın emeklilik imkanı tanınmıştır. Bu açıdan EYT’lilerin, “eskiden yaş şartı yoktu, sonradan sürpriz olarak yaş şartı getirildi” argümanları, tam olarak gerçeği yansıtmıyor.

Öte yandan Türkiye pratiği açısından baktığımızda EYT’lilerin taleplerinde çok da haksız olduklarını söyleyemiyoruz. Zira EYT’lilere, “biz 2008 reformu ile emeklilik yaşını 65’e çıkardık, bu kadar sosyal güvenlik açığı var, sizin talebinizi karşılarsak popülist hareket etmiş oluruz” diyen siyasi iradenin, örneğin milletvekilleri lehine reformu dört defa delmesi, kendi yaptığı kanuna 80 tane (çoğu popülist) madde eklemiş olması başlı başına bir tezattır. Yapılan son reformun bu kadar paspasa çevrildiği bir ortamda, EYT’lilerin de kendileri için haksız buldukları yaş düzenlemesine itiraz etmeleri yadırganmamalı!

7. Diğer ülkelerde EYT var mı?

Esasında 1999 yılında yapılan yaş düzenlemesinin geniş kitleleri bu kadar rahatsız etmiş olması, söz konusu reformun bir sonraki nesil için uygulanmak yerine, aktif çalışanlara da uygulanmış olmasıdır. Oysa dünya uygulamalarına baktığımızda, emeklilik yaşını değiştiren/yükselten ülkelerin (Örn. Almanya, İngiltere, Çekya), yeni yaş kriterini o günkü aktif çalışanlara hemen uygulamak yerine, sisteme yeni girecek olan bir sonraki nesilden başlattıklarını görüyoruz. Nitekim ülkemizde de 2008 reformunda aynı yöntem uygulanmış, yaş şartı 65’e çıkarılırken, aktif çalışanlar kapsam dışı tutularak 30 Nisan 2008’den sonra ilk defa sigortalı olan yeni jenerasyona uygulanmıştır. 1999 reformunda da bu yöntem uygulansaydı, bugün EYT sorunu diye bir konuyu tartışmıyor olacaktık.

8. Asıl problem nedir?

Sosyal güvenlik sistemimizde EYT konusunu yüksek ateşe benzetebiliriz. Ateşe sebep olan asıl sorun ise işsizlik yardımlarının yetersizliği ile aile sigortasının bulunmayışıdır. Çalışma çağında ve isteğinde olduğu halde iş bulamayan ya da yeterli geliri olmayan EYT’li, gözünü garanti gelir unsuru olan emekli aylığına dikmektedir. Öyleyse, bugün için 4,5 milyon EYT’liyi emekli etmekle ateş geçici olarak düşecek, fakat sosyal bünyede enfeksiyon devam edecektir. İşin bu kısmı çok daha kapsamlı bir yapısal reform gerektirdiğinden, biz şimdilik yine EYT konusuna dönelim.

9. EYT hangi formülle çözülür, maliyeti ne olur?

Emeklilik bekleyen 4,5 milyon EYT’linin beklentisi elbette yaş şartının hemen kaldırılmasıdır. Fakat bir de takıldığı yaşı tamamlayıp emekli olan 8 milyon kişi var. Yani turpun büyüğü heybede! Eğer EYT’yi bir mağduriyet olarak tanımlarsak, üretilecek bir formülün 12,5 milyonun tamamını dikkate alması gerekir. Aksi halde bir grubu sevindirirken çok daha büyük bir grubu küstürme riski var. Bu noktada örneğin emeklilik bekleyenler için yaş şartı kaldırılırken, 2000 sonrası emekli olanlar için seyyanen bir defalığına zam yapılması, hakkaniyetli bir çözüm olabilecektir (beklediği her yaş için %2 zam gibi).

Böylesine kapsamlı bir çözümün yıllık ek maliyeti kabaca 50 milyar lira olacaktır. Bu rakama, ortalama emekli aylığı 3000₺, ortalama seyyanen zam %10 alınarak ulaşılmıştır. Ayrıca prim günü ve sigortalılık süresi eksikliği sebebiyle 4,5 milyon kişinin yaş şartı kaldırılınca hemen emekli olamayıp, birkaç yıla yayılacağı da dikkate alınmıştır.

10. EYT sorunu yakın zamanda çözülür mü?

Bu konuda yapılmış en son resmî açıklama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’e ait. Sayın Bakan net bir ifadeyle bu konunun gündemlerinde olmadığını söyledi. Fakat şahsi tahminim ve beklentim, önümüzdeki seçim öncesi konunun bir kanun taslağı haline getirilerek, bir seçim vaadi olarak, seçim sonrasında yasalaşmak üzere kamuoyuna ilan edileceği yönündedir. “

# EKONOMİ İLE İLİŞKİLİ:
# GÜNDEM İLE İLİŞKİLİ:

22 Nis 2022 - 14:03 - Yaşam

Muhabir  Cihan Kayalı

Son bir ayda memuralimlari.net sitesinde 84.080 gösterim gerçekleşti.



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Alımları Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Alımları hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Memur Alımları editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Alımları değil haberi geçen ajanstır.



Anket Tam Kapanmadan Sonra Okullar Açılmalı Mı?