Meclis’te EYT tartışması! “Sen merak etme”

TBMM Genel Kurulu’na AK Parti ve CHP’li milletvekillerinin yaşadığı tartışma damga vururken, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini örnek göstererek “EYT’lilere “Türedi.” diyen bir Cumhurbaşkanımız var” ifadelerini kullandı.

Büyütmek için resme tıklayın

Genel Kurul’da yapılan görüşmelerde AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “Gök kubbeyi başınıza yıkarız” sözünü hatırlatarak bunun hakarete giden bir yolun başlangıcı olacağını söylemesi, üzerine tartışma yaşandı.

Meclis’te yaşanan tartışmanın tutanaklara yansıyan bir kısmı şu şekilde:

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün Bayrak Şairimiz Arif Nihat Asya’nın vefatının 48’inci seneidevriyesi. Edebiyatımıza Bayrak şiirini, Dua şiirini, muazzam şiirleri kazandıran, yüreklere dokunan naat-ı şerifi yazan Arif Nihat Asya’nın millî ve manevi duygularımızı coşturan dizeleri hâlen tüm milletimizin yüreğinde. “İçimizden biri köprü olmaya razı olmazsa kıyamete kadar bu suyun kıyılarını bekleriz.” diyen Bayrak Şairimiz Arif Nihat Asya’yı rahmetle, minnetle, özlemle yâd ediyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün 5 Ocak, kahraman Polis Memurumuz Fethi Seki’nin şehadetinin 6’ncı yılı.  Fethi Sekin, terör örgütü PKK’nın 2017’de İzmir Adliyesine yönelik düzenlediği saldırıda bir faciayı canı pahasına, kahramanca mücadele ederek önlemiş ve şehadete ermişti. Yine bu alçak saldırıda kurşunlarının isabetiyle adliye çalışanımız Mübaşir Musa Can da şehit olmuştu. Aziz şehidimizi, adliye çalışanımızı rahmetle, minnetle yâd ediyor, tüm terör örgütlerini ve destekçilerini kınıyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarihsel yasama süreci içerisinde milletvekili dokunulmazlığı çok kıymetli, çok kadim bir yasal güvencedir. Vekilliğin olmazsa olmaz şartlardan bir tanesi dokunulmazlıktır. Dokunulmazlık, anayasal çerçevede baktığımızda, bir, kürsüde her şeyi konuşma hakkını verir yani bir hatibin kürsüde konuşurken “Ben şunu dersem şu olur, bu risk olur.” demeden en incitici ifadeleri dahi kullanabilmesi hakkına sahip olmayı içerir. Bir diğer tarafı da, dokunulmazlık, bize kürsüye gelme hakkını verir yani yolda polis durdurmasın, başka birisi müdahale etmesin, biz oylamaya, kürsüye gelebilelim anlamı taşır. Özetle, kürsüde konuşmayı ve kürsüye ulaşma hakkını sağlar. Dokunulmazlık, hiç kimseye insan olmaktan kaynaklı hakların rencide edilmesi hakkını vermez; küfretmeyi, tahkir etmeyi, mahkeme basmayı asla kapsamaz.

Komisyon önündeki gündemi değerlendirmiştir. Komisyon kendi gündemine hâkimdir.

BAŞKAN – Buyurun.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Denildiği gibi binlerce dosya falan yoktur.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Kaç tane var?

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Toplumsal infiali de göz önünde bulundurarak bir karar almıştır. Daha ortada bir karar yok, bir talep var; bunun üzerine Meclis toplanacak, komisyon aşaması var, Genel Kurul aşaması var.

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – Hep böyle dediniz, dediniz, sonra bildiğinizi okudunuz.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – En doğru kararı beraberce vereceğiz, süreci beraber takip edelim.

Bir de ben Engin Bey’i, üslubunu, tarzını hassaten takdirle takip ederim, kendi partisine de Meclise de büyük katkı sağladığını hep değerlendiririm ancak böyle -özür dileyerek söylüyorum- çok sıradan siyasetçilerin sıklıkla ifade ettiği tehdit dilini bugün kendisinde gördüm, belki onu revize etmeye imkân bulur diye davet ediyorum. Şöyle: Mesela, “Gök kubbeyi başınıza yıkarız.” dedi.

BAŞKAN – Buyurun.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Dün de Genel Başkanları “Cehennemin kapılarını açarız.” dedi.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) – Bırakalım, serbest size.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Bunlar siyasi olarak ifade hakkının, ifade becerisinin olmadığı zamanlarda tehdide, hakarete, küfre giden yolun başlangıcıdır.

Bakınız, ben de aslında bana yakışmayan bir üslupla “Cirmin kadar yer yakarsın.” diyebilirim; yakışmaz, yapmayın.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Diyebilirsin tabii; de, de.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Siyaset polemiktir, tartışmadır.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Hâlâ siyaseti öğrenememiş ya!

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Yakın bakalım cehennemin kapılarını, ne olacak? Bu yanlış bir yaklaşım arkadaşlar. Yıkın bakalım gök kubbeyi ne olacak? “Sizden korkan şöyle olsun, böyle olsun.” diye anlatmaya mı başlayayım şimdi? Yakışmaz Engin Bey.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Ne yakışacağına ben karar veririm ya.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Bence daha siyasi dil kullanmakta fayda olduğu kanaatteyim.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Meclisi talimat alan yer hâline getirmişsiniz, yakışmayan budur.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Ayrıca, devlet adabı, nezaketi, üslubu söylediklerimizin içeriğini de ağırlığını da belirler; takdir sizin.

AHMET KAYA (Trabzon) – Size her şey yakışıyor.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) – Size geldiğinde, siz söyleyin, “Sürtük.” deyin millete…

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Yirmi bir yıldan beri bu millet bu dile imkân vermedi. Böyle yaparsanız…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURAN AYDOĞAN (İstanbul) – Kibre de imkân vermez, kibre ve despotluğa da imkân vermez.

AHMET KAYA (Trabzon) – Bu Başkanlığını biraz da Genel Başkanına yapsan…

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Yeter ya! Bir saat oldu Başkan.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Engin Bey ne kadar oldu?

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Bir saat.

BAŞKAN – Buyurun.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Başkanım, ben Engin Bey’in yaşına, tecrübesine, CHP’nin hatırasına bu dili yakıştıramıyorum; kendileri yakıştırıyorsa devam etsinler.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Allah Allah!

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Bunlar aslında devlet usulü ve adabı açısından partilerin kurumsal farkını ortaya koyuyor.

AHMET KAYA (Trabzon) – Partinizin adı “Adalet ve Kalkınma” bunun neresinde adalet var?

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – O yüzden bireysel olarak şikâyetçiyim ama kurumsal olarak şikayetçi değilim; öyle devam etmeleri bizim de iktidarda daha çok yirmi yıllar kalmamızın kapısını açıyor.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Sen kendini kandır kendini.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Bu dil yanlış, eleştiri baş göz üstüne ama tehdit -tırnak içerisinde- korkutmak asla doğru bir yaklaşım değil, kaldı ki burada korkacak bir grup da yok Sayın Başkanım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ERHAN USTA (Samsun) – Sayın Başkan…

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Sayın Başkan, hem sataşma var hem düzeltme şeyi var.

BAŞKAN – Vereceğim Sayın Altay, yalnız şu turu bir tamamlayayım.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Soğumadan verseniz, milleti şimdi…

BAŞKAN – Peki, soğutmadan bu konuyu kapatalım o zaman. İsterseniz, kürsüden de olabilir.

Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bülent Turan’ın tecrübe sahibi olduğuna inanmıştım ama belli ki daha siyasi tecrübe olarak birkaç fırın daha ekmek yiyecek. Şunun için diyorum: “Gök kubbeyi başa yıkmak” bir tehdit değildir, siyasi jargonda, terminolojide vardır ve yanlış bilmiyorsam Rahmetli Demirel’in Türk siyasetine kazandırdığı bir ifadedir. Gök kubbeyi başa yıkmak şudur: Meydanlara yüzbinlerin, milyonların dolmasıdır; bu, sizi korkutacaktır; bu, sizi iktidardan alaşağı edecektir, elbette sandık yoluyla. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, “adab”a gelince tehdit mehdit yok. Önce kahraman Fethi Sekin kardeşimi rahmet ve minnetle anıyorum, ruhu şad olsun. Hepimiz ona karşı minnet borçluyuz, gönül ve vefa borcumuz var. Allah’ımdan rahmet diliyorum. Adana ve Osmaniye’nin kurtuluş günlerini tebrik ediyorum.

Peki, “Adap” diyorsun Bülent Turan. Sayın Erdoğan’ın ağzına “Ulan ahlaksızlar”, “adiler”, “cibilliyetsizler”, “zürriyetsiz”, “tezek”, “çamur” yakışır mı?

BAŞKAN – Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzına “Çamur”, “mal kafa”, “affedersin Ermeni”, “şerefsiz”, “edepsiz”, “yalaka”, “geri zekâlı” yakışır mı? Sayın Erdoğan’ın ağzına “vampir”, “dönek”, “virüs”, “soysuz”, “rezil”, “çakal”, “ölü sevici”, “terbiyesiz herif” yakışır mı? söylüyor adam, 100 kere söyledi. Ve ben söylemekten imtina ediyorum ama arkadaşım söyledi, 45 milyon kadınımıza “sürtük” demek bir Cumhurbaşkanına yakışır mı?

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) – Ne alakası var ya? Kadınların kendi pankart açtı ya, o pankartı okudu, ne alakası var? Çarpıtma.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Evet, dolayısıyla Mahir Başarır mahkeme basmamıştır, hâkimin talimatla verdiği bir karara tepki göstermiştir. Kim bir şehidin kardeşine küfreder? Lütfü Türkkan, Sayın Akşener’e sataşan vatandaşın şehit yakını mıdır, kardeşi midir ne bilecek. İnsani olarak ani refleksler sokaklarda bu tür olaylarda olur. Ben mazur ve meşru göstermek için yapmıyorum.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Şimdi, bir, bu Meclisin artık şirazeden çıktığına inandım, şunun için: Fezlekeyi nasıl temin ettiniz?

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Var Komisyonda.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Hayır.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Hayır canım, göndereyim sana ben.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Siz Komisyon üyesi misiniz? Bir dakika, bir dakika…

AHMET ÖZDEMİR (Kahramanmaraş) – Evet evet, Komisyon üyesiyim.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Basında var, Google’a bas.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Bir dakika ya…

AHMET ÖZDEMİR (Kahramanmaraş) – Ben Komisyon üyesiyim, bende var, bende var.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Kardeşim, biz…

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Başkanım, Google’da var, Google’da.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Komisyon üyeleri… Sen verdin yani.

AHMET ÖZDEMİR (Kahramanmaraş) – Evet.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Google’da var, Google’da, var orada.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Ya, bir dinle ya! Bir dakika gitti zaten.

BAŞKAN – Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Ben, bizim milletvekillerimizle ilgili fezlekeyi Grup Başkan Vekili olarak Komisyondan istiyorum, alamıyorum.

HÜDA KAYA (İstanbul) – Biz kendimiz de alamıyoruz.

ENGİN ALTAY (İstanbul) –  Bülent Turan nasıl alıyor?

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Söyleyeceğim Başkanım.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – İşte tek parti bu işte, tek parti bu. (CHP sıralarından alkışlar)

AHMET ÖZDEMİR (Kahramanmaraş) – Merak edip Komisyondan isteseydiniz…

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Ben alamıyorum kardeşim, yüz defa istedim. Sadece kendiminkileri veriyor bana, bir de Genel Başkan adına istersem Genel Başkanınkini veriyor; bu, bir.

AHMET ÖZDEMİR (Kahramanmaraş) – Komisyon üyesiyim, ben aldım.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – İki, Bülent Bey, “Çok ayıp ediyorsun.” dersem olmaz ama istismar ediyorsun. Ben küfrü meşru bulmam, küfrü makul bulmam, küfrü tasvip etmem.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Baş tacı! Eyvallah, ne güzel!

BAŞKAN – Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Hele şehit yakını olursa hiç etmem ama “Şehit yakınına küfredilmez de başkasına edilir.” diye bir şey olabilir mi? Söylediğim şu: O kişinin şehit yakını olduğu alnında yazmıyor, o arbede içinde Sayın Türkkan -küfretmesi doğru değildir ama- nereden bilsin? Bunu söylemeye çalıştım.

TAMER DAĞLI (Adana) – Söylüyor adam, söylüyor.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – İki: Tayyip Bey’in söylediği söz yani 45…

AHMET ÖZDEMİR (Kahramanmaraş) – “Kardeşimi teröristler paramparça etti.” diyor adam, anlatıyor.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Arkadaşına söyle Bülent Bey, beni uyarıyorsun, bak… Grup yöneticisi bir de.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Arkadaşlar…

RAFET ZEYBEK (Antalya) – Sen biraz önce ne dedin, ne diyordun biraz önce? Konuşturtma!

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sakin Savcım, sakin…

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Ya, bir dakika…

BAŞKAN – Sakin olun arkadaşlar.

Buyurun Sayın Altay.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Şimdi “45 milyon kadına söylemedi Tayyip Bey o lafı…” 10 milyona söylediğini varsayalım, 5 milyona söylediğini varsayalım, 1 kadına söylediğini varsayalım; ayıptır, edep dışılıktır, edep dışılıktır! (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Velev ki… “Adap, adap” diyor ya yani EYT’lilere “Türedi.” diyen bir Cumhurbaşkanımız var, “Türedi.” diyen. Ermeni olmayı suç gören, “Affedersiniz, Ermeni…” diyebilen bir Cumhurbaşkanı var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – “Ananı da al git!” diyen bir Cumhurbaşkanı var.

Adap konusunda AK PARTİ’nin muhalefete söyleyeceği tek cümle olamaz. Say say, ben bitiremiyorum. Ama gök kubbeyi anlamış, cehennem kapılarını anlamamış; onu millet anladı, sen merak etme!

11 Oca 2023 - 10:24 - Yaşam

Mahreç  Cihan Kayalı

Son bir ayda memuralimlari.net sitesinde 1.734 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Alımları Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Alımları hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Memur Alımları editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Alımları değil haberi geçen ajanstır.