Pandemi ve Aileye Özel Mekanlar

2020 senesinin en büyük olayı Covid 19 oldu. Şüphesiz yılın konusu olarak virüs seçilecek. Sağlıkta ve ekonomide her gün yaşanan negatif etkilerinden başka dolaylı olarak yarattığı sonuçlar da var. Karantina altına alınmaya paralel olarak ailelerin (durum tehlikeliyse bireylerin) kendilerine özel mekanlar araması bu dolaylı sonuçlardan biri.

Özellikle yaz aylarında görülen “tenha yerlerde tatil yapma” durumu bu koşullarda ortaya çıktı. Karavan tatili otelde konaklamanın önüne geçti. Bilinmedik yerler keşfedilmeye başlandı. Yazlık merkezlerde kiralık evlere olan rağbet arttı. Ama şimdi sonbahar başladı, önümüz kış. Tatil zamanı bitti. Okullar kademeli olsa bile açılıyor. Aileye özel tatil mekanı kavramı geride kaldı. Artık herkes kendini (ve ailesini) korumak zorunda.

Yaz boyunca uzaklara kaçışın en uç örneğini İsveç’in hiç bilinmeyen küçük adalarında ev kiralayan ve en az altı ayı ailesiyle birlikte buralarda geçiren Hollywood yıldızları oluşturdu. Böylesi haberlere magazin programlarında rastladık. 

İnternet aramalarında da “En iyi kahvaltı mekanları” gibi ilanların yanında “Aileye uygun hijyenik oteller” konusu öne çıktı. Mekansal elverişlilik bu çeşit yazılarda sık sık geçti ve hala da geçiyor. İnsan mekan ilişkisi artık bu süreçte dekoratif bir kavram olmaktan öte, sağlık açısından zorunlu bir durum olarak konuşuluyor. Fanus biçimli, kubbe modeli camlarla kapatılmış masalarda servis yapan kafe türü işletmeler ise İsveç’in aşırı tenha minicik adaları gibi konunun uç örneğini verdiler. Üstelik bu çeşit yerlere sadece biribirini tanıyanlar alınıyordu. 

Eğitim Mekanlarının Durumu

Kahvaltı ve otel gibi keyfekeder mekanlardan farklı olarak pandemi sürecinde gerekli olan eğitim mekanları ise konumuzun en ciddi maddesi olarak ele alınabilir. Hatta özel eğitime ihtiyacı olan çocukların salgın hastalık sürecindeki eğitim mekanları konunun çok daha ciddi bir alt maddesi olarak kabul edilmeliydi ama üç ay zorunlu kapatılan özel eğitim merkezleri denilebilir ki ancak ellerinden geleni yaptılar. Engelli çocukların, örneğin yürümeleri için fizik tedaviye ihtiyaç duyan çocukların alıştırmaları yapılamadı, yürümeleri geriledi. Böylesi sorunlar çok daha profesyonel çözümler gerektiriyordu ama işte sonuç bu, bazı konularda ülkece hazırlıksız yakalandık. Uzaktan eğitimin başlamasıyla hem öğretmenler hem de öğrenciler ekranda güzel görünecek arka plan arayışına girdiler. İşte kişiye özel mekan yaratmanın zorunlu örneği budur aslında (!).

Ev Gibisi Var mı?

Gene ailece yaşanacak mekanlara dönecek olduğumuzda; sokağa çıkma yasağı sonucu evlerde kalmaktan çok sıkıldık sözünü her yerde duysak bile izolasyon konusunda en sağlıklı çarenin “ev” olduğu da ortaya çıktı. Rahatlık ve ev özlemi duyguları bir kenara, hijyen açısından bakıldığında da aslında ev gibisi yok. Yollarda verilecek ihtiyaç molalarında özel araç yolcularının hiçbir yere değmeden tuvalete girişi ve çıkışı sağlayan düzenlemelere sahip “marka” benzin istasyonlarını tercih etmelerini de pandemide özel mekan arayışları konusuna tabii ki dahil ediyoruz. Özellikle tuvaletler ve banyolar söz konusu olduğunda evlerimiz hijyende kesin galip geldi. Sağlık Bakanlığı’nın ayrı bir genelge yayınlamasına gerek yoktu, yaşasın evimizin tuvaleti.

Bu yazıda özel bir süreçte evimizin kıymetini anlamaktan söz ediyoruz ama aslında her dönemde insan kendine ait bir mekana ihtiyaç duyuyor. Kişi sayısı aile boyutuna ulaşınca bu ihtiyaç daha da arıyor. “Dağ dağ üzerine kurulur ama ev ev üstüne kurulmaz” sözü boşuna söylenmemiş. 

Kendine ait bir yer sözünün edebiyattaki savunmasını ise ünlü İngiliz yazar Virginia Woolf “Kendine Ait Bir Oda” isimli kitabıyla yapıyor. Özellikle kadınlara okumalarını tavsiye ederiz. Çünkü pandemide kendine özel yeri bulamayanlar çoğunlukla gene onlar oldu. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güneş Tahmaz - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Alımları Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Alımları hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Memur Alımları editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Alımları değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 Kapsamında yapılan Sokağa Çıkma Yasakları Sürdürülmeli mi?