Reklamı Kapat

Yedi Tepeli Şehir İstanbul

Türkiye’nin kuzeybatısında bulunan Marmara Bölgesinin orta kuzey kesiminde yer alan İstanbul, içinden geçen bir boğaz ile Anadolu ve Avrupa yakası olmak üzere iki bölümden oluşur. Ayrıcalıklı bir doğa üzerine kurulmuş olan şehrin kuzeyi tamamen Karadeniz, güneyi ise tamamen Marmara Denizi ile kıyıdır. Şehrin Anadolu yakasının doğu komşusu Kocaeli ili, Avrupa yakasının batı komşusu ise Tekirdağ ilidir.


İstanbul’un Tarihi


Dört büyük medeniyete başkentlik yapmış olan İstanbul’un tarihi M.Ö. 300’lü yıllarla anılırken, günümüzde yapılan kazılarla çok daha eski yıllara dayandığı belirlenmiştir. Özellikle şehrin Marmara kıyısında bulunan Yenikapı semtinde yapılan Theodosius limanı kazıları Neolitik çağ yerleşimlerini ortaya çıkarmıştır. Yapılan kazılar bu güzide şehrin tarihini 8500 yıl geriye uzatmıştır.


Tüm bu bilgiler eşliğinde İstanbul’un tarihini beş ana döneme ayırmak mümkündür: Tarih öncesi dönem, Byzantion dönemi, Doğu Roma dönemi, Osmanlı dönemi ve günümüz Türkiye Cumhuriyeti dönemi. Özellikle 3. Yüzyıldan itibaren günümüze dek dünyanın en önemli metropolleri arasında yer almıştır. Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının buluştuğu tarihsel bir bölgede bulunması nedeni ile de tüm çağlar boyunca dünya tarihini etkileyen bir şehir olmuştur.


Tarihte iz bırakan Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Latin İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluklarına başkentlik yapan şehir, çağlar boyunca farklı kültür ve uygarlıklara ev sahipliği yapmış; bunun doğal sonucu olarak değişik dil, din ve ırktan insanların bir arada yaşadıkları kozmopolit bir yapıya bürünmüştür. 


M.S.3. yüzyıldan sonra hızla genişleyen Roma İmparatorluğu İmparator Konstantin tarafından 330 yılında Roma İmparatorluğunun başkenti ilan edilmiştir. Bu Dönemde şehre günümüze dek gelen birçok eser kazandırılmıştır. 5. Yüzyılda Batı Roma İmparatorluğu çökmüş, şehir bu kez Bizans olarak anılan Doğu Roma İmparatorluğuna başkent olmuştur. 6. Yüzyılda nüfusu 500 bini aşan şehir Jüstinyen döneminde yeni bir altın çağını yaşamıştır.


Haçlı seferleri ile Latinler tarafından ele geçirilen şehri bir süre sonra yeniden Bizanslar ele geçirmiştir. Nihayet 1453 yılında Osmanlı İmparatoru Fatih Sultan Mehmet şehri ele geçirerek imparatorluğun başkentini buraya taşımıştır.


16. yüzyıldan sonra Osmanlı İmparatorlarının Halife ünvanı almalarından dolayı İstanbul tüm İslam âleminin merkezi haline gelmiştir. Bu tarihten itibaren şehrin siluetine camiler ve minareleri hâkim olmuştur.


20. yüzyılda parçalanma sürecine giren Osmanlı İmparatorluğunun dağılmasına şahitlik eden şehir kurtuluş savaşı sürecinde ve sonrasında yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti döneminde başkent unvanını yitirmesine karşın öneminden bir şey kaybetmemiştir.


İstanbul Şehir İçi Ulaşım


Günümüzde dünyanın en önemli şehirleri arasında ilk sıralarda yer alan İstanbul; hava, deniz ve karayolları ile dünyanın birçok merkezine doğrudan bağlantılıdır. Şehrin Anadolu kesiminde Sabiha Gökçen, Avrupa kesiminde Atatürk ve İstanbul Havaalanları uluslararası nitelikte hizmet sunmaktadır. Deniz yolu ulaşımının yanı sıra karayolları ile de Asya, Avrupa ve Afrika ülkelerine doğrudan ulaşım mevcuttur.


Şehirde toplu ulaşım hizmetleri çeşitliliği ile yaşamı kolaylaştırıcı özelliklere sahiptir. Şehrin Anadolu Yakası ile Avrupa Yakası arasında deniz altından ve üstünden ulaşım seçenekleri mevcuttur. Toplu taşımacılık metro ve belediye otobüsleri seçeneklerinin yanı sıra taksi ve dolmuş şeklinde hizmet sunmaktadır. Toplu taşıma araçlarında İstanbul Kart kullanılmaktadır. 


Ulaşım için şehrin çeşitli yerlerinde bisiklet ve Scooter kiralayabilirsiniz. 


İstanbul’da Gezilecek Görülecek Yerler


İstanbul her türlü seyahat özgürlüğü ile metro, metrobüs, tramvay, yat, gemi, helikopter, bisiklet, motosiklet v.s. seçenekleri ile gezi olanakları sunar. Şehrin gezilecek o kadar çok seçeneği mevcuttur ki bazen yürümeniz, bazen bisiklete binmeniz gerekebilir. Bu tamamen tercihinize kalmıştır.


Yaklaşık 10 bin yıllık tarihi ile adeta bir “Açık Hava Müzesi” görünümünde olan İstanbul, coğrafi yapısı ile de benzersiz bir konumdadır. Bunun doğal sonucu olarak da gezilecek/ görülecek yer konusunda sıralama yapmak öyle kolay değildir. Yine de en popüler lokasyonlar şu şekilde sıralanabilir.


1- İmparatorluklar eskitmiş olan tarihi yarımada da bulunan Ayasofya. Dünyanın en tanınmış ibadet yerlerinden biri olan ve bulunduğu yerde üç kez inşa edilen bu eşsiz eser son halini 538 yılında almıştır.


2-Topkapı Sarayı: Dünyaya bir süre hükmeden bir imparatorluğun yönetim kadrosuna ev sahipliği yapan bu muhteşem yapı içinde ne gizem ve hikâyeler taşıdığını her köşesinden kulağınıza fısıldar.

3-Yerebatan Sarnıcı. Sütunları ve hala bakanı büyüleyen ‘Medusa’ heykeli ile görmeden anlatılmaz.


4-Galata Kulesi: 528 yılında yapılmış olan eseri İstanbul’a gelen herkes mutlak ziyaret eder.


5-Rumeli Hisarı: Şair Orhan Veli’nin neden, “o Rumeli Hisarı’na oturmuşum” dediğini anlamanız için bu tarihi yapıyı ziyaret edebilir, kahvaltınızı boğaza nazır yapabilirsiniz. 


6-Ada Sahilleri: Özellikle Heybeliada’da neden mehtaba çıkıldığını merak edenler görmeli.


7-At Meydanı/Hipodrom: tarihi yarım adada Sultanahmet semtinde bulunan, üzerinde; Dikilitaş, Yılanlı Sütun, Alman Çeşmesi ve İbrahim Paşa Sarayının bulunduğu bu meydan Bizans İmparatorluğunun neden çöktüğünün belki de bir vesikası. Burayı gezerken mutlaka hipodrom yarışları, maviler ve yeşiller hakkında bilgilenin. 


8-Ortaköy fotoğraf ve ‘poz’ Meydanı: modern mimari ile yapılmış bir Osmanlı eseri olan Mecidiye Camisi ile Boğazın ilk köprüsünün yanı sıra; beylerbeyi sarayı ile yeni yapılan Çamlıca camisini bir arda görüntülemek için gidin, çekin.

9-Büyükçekmece Köprüsü: Osmanlının tek kelime ile güç gösterisinin bir örneği.


10-Dolmabahçe Sarayı: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün son günlerini geçirdiği bir ‘manevi değer’ alanı.


11-Aya Yorgi, Heybeliada Ruhban Okulu, Fener Rum Patrikhanesi, Kız Kulesi, başta Sultanahmet ve Fatih Cami olmak üzere yaklaşık 200 den fazla camii. Piyer Loti Tepesi. Daha neler ve nereler.


İstanbul’da Yeme/İçme/Eğlence


İstanbul her şeyden önce bir ‘AVRASYA’ gerçeğidir. İstanbul tüm Anadolu ve Trakya kültürlerinin bir buluşma ve kaynaşma alanıdır. Bu kaynaşma yeme içme alanında kendini çok net bir şekilde gösterir. Anadolu’nun yöresel tatlarının yanı sıra dünya mutfaklarının istisnasız her türlüsünü İstanbul’un her yerinde bulmak olasıdır.


Beşiktaş’tan Ortaköy’e yürürken bir sokak simitçisinden alınan simit ve yanında çay bir öğün savuşturabilir. Bunun yanı sıra 74 çeşit “serpme kahvaltı” seçeneğine adım başı ulaşmak mümkündür. Hatay Mutfağının ya da Çin lezzetlerinin bilinmeyenleri çoğu semtte gözünüze çarpar.


Yeme içme adına bazı semtler ise sembol özelliktedir. Arnavutköy’de balık lokantaları, Beyoğlu ve Beşiktaş’ta midyeciler. Kanlıcada yoğurt, Kasımpaşa’da İşkembe, Ortaköy’de kumpir. Adalar’da dondurma, Fatih’te pide. Eminönü’nde ekmek arası balık, Kuzguncuk’ta kurabiye yiyin.  Adalar’a giderken martılarla mutlaka birlikte simit paylaşın. Çiçek pasajı ve çevresini içmeseniz de bir dolanın. Pahalı içeceklere uzanamazsanız, sıfır beşlik suyu bol için. 


İstanbul Alışveriş Rehberi


İstanbul son yıllarda hızla artan alışveriş merkezleri ile tüm dünya markalarını bir arada sunma yolundadır. Hemen her semtte bulunan AVM’ler tüm Türk ve dünya markalarını sunma yolunda adeta yarış içindedir. Özellikle Levent, Beyoğlu Mecidiyeköy bölgelerinde yoğunlaşan bu tür merkezler son yıllarda Ataşehir’den Beylikdüzü’ne dek hemen her yerde boy göstermekte, tüm dünya ve Türk markalarına kolayca ulaşılmasını aracı olmaktadır.


Yine de bazı ürünleri sembol olmuş bazı semtten almak bir ayrıcalık gibi durmaktadır. Bunun yanı sıra bazı semtlerde bulunan alışveriş mekânları kalite ve fiyatı da farklı olarak sunabilmektedir. Eminönü bölgesi yiyecek alanında hala en gözde semttir. Semtlerde kurulan pazarlar ayrıcalıklı konumlarını devam ettirmektedir. Bu pazarlarda öne çıkanlar; Fatih Çarşamba, Kadıköy Salı Pazarı, Kocamustafapaşa Cuma Pazarı, özellikle yiyecek üzerine Büyükçekmece Salı Pazarı. 


Yılın belirli aylarında çeşitli şehirlerin semtin belirli bölgelerinde yaptıkları tanıtım günleri birer yöresel lezzet şölenine dönmektedir. Son yıllarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce Yenikapı sahilinde yapılan bu tür organizasyonlar beğeni kazanmaktadır. Ramazan döneminde ziyaret ederseniz çok sayıda etkinlik neredeyse her sokakta sizi karşılayacaktır. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Özlem Bakır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Alımları Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Alımları hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Memur Alımları editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Alımları değil haberi geçen ajanstır.



Anket Tam Kapanmadan Sonra Okullar Açılmalı Mı?